Ana Menü
Yaş Çay Bilgileri Görme

 Yaş çay fiyatı       belli oldu!

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2016 yılı
yaş çay alım fiyatını 1.77 taban fiyat, 13 kuruş da destekleme
lmak üzere toplam 1.90 kuruş olarak açıkladı.

Foto Galeri
2017 2.Hafta Puan 2017 2.Hafta 2016 Çeyrek Finaller Of‘un Kurluluşu 2017 Yılı Turnuva Yukarı Tavşanlı Asfalt Çalışmasa Yönetim Kurulu Ziyaret Tavşanlı Köyü Derneğimiz Aşağı Mahalle Çay Evi -Köyümüzden Haberler Yönetim Kurulu
Ziyaretçi Defteri

yusuf basak (istanbull) - 26.2.2012 00:00:00

selam arkadaslar vermıs oldugunuz yemek ve kaynasma cok güzel gecmiş sizleri tebrik ediyorum yurddişinda bulunmam dolayısıyla katılamdım saglikli nize yemek insallah yıne boyle güzel gunlere dileklerımle yusuf basak

Yavuz Özer (İstanbul) - 16.1.2012 00:00:00

değerli hemşerilerim, www.micof.net adresiyle yeni bir web sitesi üzerinde çalışıyoruz. köyün tarihi vs hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz sitemize şimdiden önerilerinizi bekliyoruz. sitemizde linki yer alan facebook sayfasına yazabilirsiniz. selamlar,

tahsin karaahmet (istanbul) - 11.7.2011 00:00:00

arkadaşlar.faaliyet alanını biraz daha genişletirsek çok iyi olur teşekkürler...

yusuf basak (istanbul basaksehir) - 13.5.2011 00:00:00

selam miccolı kardeşler dernegımıze gostermıs oldugunuz yakın ılgıden dolayı nasıl tesekkur edecemı bılmıyorum

şemsettin özer (Mardin) - 24.1.2011 00:00:00

Tüm köylülerimize dostlarıma arkadaşlarıma sağlık huzur ve esenlikler dilerim. selam ve dua ile.... şemsettin Özer Mardin

NEJAT İBRAHİMOĞLU (istanbul) - 19.1.2011 00:00:00

HER ŞEY ÇOK GÜZEL .AMA DAHA DA GÜZEL OLABİLİR .SİTEMİZİN DAHA AKTİF ,DAHA GÜNCEL HALE GETİRİLMESİNDE FAYDA MÜLAHAZA EDİYORUM.MESELA SİTEMİZİN BİR KÖŞESİNDE HER GÜN VEYA HER HAFTA BİR KÖYLÜMÜZÜN TANITILMASI ONUNLA BİR RÖPÖRTAJ YAYINLANMASI BİRBİRİMİZİ TANIMA AÇISINDAN FAYDALI OLACAĞI DÜŞÜNCESİNDEYİM. SELAM VE DUA İLE, ALLAHA EMANET OLUNUZ. NEJAT İBRAHİMOĞLU

yusuf basak (istanbul basaksehir) - 6.1.2011 00:00:00

selam arkadasalar selam guzel kardesler dernek ve koyumuze yederınce ılgı gosterıyormuyuz muhtarımızın calısmaları nasıll dernegımız neışle mesgul varmı yenı calışması tusuncelerenız nelertırr bıseyler baylasmayı tusunuyormusunuz muhtarımızın calışması koyumuz ıcın yapmasını ıstedıgınız bıseyler varmı en azından burda yenı tusuncelerımız baylsabılırzz saygılarımla yusuf basak

Dağcan Köker (İst-) - 10.12.2010 00:00:00

S.a .aslinda ben of lu dilim aslen K.MARAS/AFSİN liyim siteye ugrama sebebim Hüseyin NUMANOGLU dur onunla sanal alemde tanismistik vefati cok uzdu beni msn imde mail lerime bakarken gordum bana yazdiklarini gozlerim doldu inaninki. onu anmak bassagligi dilemek icin burda bulunuyorum ailesi ve sizlerin basi sag olsun saygilar selamlar hoscakalin...

bahaettin ustaosmanoğlu (istanbul) - 27.4.2010 00:00:00

s.a... sitemizin forum kısmı bende çıkmıyor.. soru benim makinemdemidir yoksa henüz forum kısmı yapılmadı mı?

kemal salihoğlu (trabzon) - 19.4.2010 00:00:00

merhaba, herkese selamlar olsun, sitemiz çok güzel olmuş, ilginç, hoş bölümler hazırlanmış. Mezarlık ziyareti, orak hatim, kim nerede, telefon rehberi gibi... Bazılarındaki eksiklikler zamanla düzelecek, gelişecektir kuşkusuz, emeği geçenlere teşekkürler, takımımıza da başarılar...

Sen de Yaz
Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi ?


E-Bülten
Sayac



İstatistikler Yükleniyor ..!

Of TARİHİ

Of, Trabzon ilinin doğusunda yer alan ve tarihi çok eskilere dayanan köklü bir ilçedir. Arazisini Of'tan Karadeniz'e dökülen Solaklı, Baltacı ve İyidere derelerinin aşağı havzaları oluşturur. İlçenin güneyinde Hayrat ve Dernekpazarı İlçeleri, doğusunda Rize İli, batısında Sürmene İlçesi ve kuzeyinde Karadeniz bulunur. İlçemiz Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında daha büyük yüzölçüme sahipti. Fakat; 1948 yılında Çaykara'nın, 1990 yılında da Hayrat'ın ilçe olmasıyla ilçemizin yüzölçümü küçülmüştür. İlçemiz, Ülkemizin yönetiminde söz sahibi olan bir çok siyasetçi ve bürokrat yetiştirmiştir. İlçemiz tarih, kültür, siyasi ve ekonomik olarak Ülkemizin sayılı zengin ilçelerindendir.


OF ADININ MENŞEİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER :

        Of isminin nereden geldiğini savunan üç görüş vardır.

Birinci görüş; Yunanca Ofis (yılan) kelimesinin türeğidir. Bölgenin parçalı bir arazi yapısına sahip olması nedeniyle yollarının tıpkı bir yılan kıvrımı gibi şekil almasından dolayı bu ismin verildiği söylenmektedir.

İkinci görüş; Eski çağlarda yörenin Turani kökenli ve silah yapımında oldukça usta olan boylarla meskun olması dolayısıyla, isminin de Güney Sibirya Türklerinde silah anlamına gelen "Op" kelimesinin halk arasında "Of" şeklini aldığı rivayet edilmektedir.

Üçüncü görüş; Kuman menşeli "Ofşin" ya da "Afşin" ( anlamı, hiddetli bir tavırla vatanını korumak ) kelimesinin giderek halk arasında Of şekliyle anılmasıyla türemiştir.

        Doğu Karadeniz Bölgesinin yerli halkının Milattan binlerce yıl önce Orta Asya'dan göç etmiş Turani Irkına mensup insanlar olması ve bu insanların bulundukları şehirlere Türkçe ad vermeleri, bu adların bu şekilde günümüze kadar gelmeleri ( Kondu ) dikkate alınarak bir değerlendirme yapılırsa, ikinci görüşün gerçeğe daha yakın olduğu düşünülmektedir. (Trabzon= Tibaren)


TARİHÇE :

        Doğu Karadeniz Bölgesinin tarihi ve özellikle bölgenin en önemli şehri olan Trabzon'un tarihi ele alındığında, batılı tarihçilerin büyük bir çoğunluğu bölge tarihinin Yunan kolonileriyle başladığını vurgulamaktadırlar. Halbuki bölgeye Yunan kolonileri gelmeden önce bir çok tarihçinin de belirttiği gibi bölgede Turani ırkına mensup kavimler bulunmakta idi. Turani ırkına mensup insanlar Milattan binlerce yıl önce Orta Asya'dan göç ederek Doğu Karadeniz Bölgesine yerleşmişlerdir. Bölge muhtelif zamanlarda Yunanlılar tarafından işgal edilmiş ve kısa süreli koloniler kurulmuştur. Bu koloni idareleri, yerli Turani halkı kapsamıyordu. Bu koloni devletlerinin en güçlü oldukları zamanlarda bile hükümranlıkları ancak bulundukları surlar içinde sınırlı kalmıştır. Sur dışında yaşayan Turani kavimler ise Oğuz-Türkmen ve Çepni Türklerinin hakimiyeti altında yaşamışlardır.

        Bölge, Roma İmparatorluğunun parçalanmasıyla Doğu Roma olarak bilinen Bizans'ın payına düşer. Bu hakimiyet, 1204 yılında Latinlerin İstanbul'u işgal etmesine kadar devam eder. Bu tarihten sonra 1461 yılına kadar (Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethi), yine Bizans İmparatorluğunun uzantısı olan, Bizans hanedanı Komnenosların kurmuş olduğu Trabzon Rum Devleti'nin egemenliğinde kalır. 4. yy. başlarında Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğu tarafından resmi din olarak kabul edilmesiyle, bu din halk arasında hızla ve serbestçe yayılmaya başladı. Daha önce Doğu Karadeniz'de yaşayan kavimler de Hıristiyanlığa geçmeye başladılar. Hiristiyanlaşan bu kavimler tedrici bir şekilde Doğu Kilisesi'nin resmi dili olan Yunanca'yı öğrenmek zorunda kaldılar. Özellikle 10. yy. dan sonra Papazların telkinleriyle bu dili konuşmak daha da yaygınlaştı. Zira Papazlar "İncil'in dili dışında bir dilde konuşulan her kelime cehenneme gitmek için işlenen bir günah olarak hesaplanacaktır" şeklinde telkinlerde bulunmakta idi. Bu durum, yerel halkın kendi dilleriyle karışık bir Yunanca ya da halk arasında bilinen adıyla Rumca konuşulmasına neden olmuştur. İzlenen bu Bizans siyaseti, yerel dillerin, inançların ve geleneklerin büyük bir çoğunluğunun belleklerden silinmesine, kısaca yerli unsurların asimile olmasına neden olmuştur.

        12. asırda 40 bin Kuman ailesi Gürcistan üzerinden göç ederek Doğu Karadeniz'e yerleşmiştir. Trabzon yöresine yerleşen Kumanlar hıristiyanlığı kabul etmelerine rağmen, Türk kimliklerini asla unutmamışlardır. Hatta Öz Türkçe isimler kullandıkları Trabzon Rum devletine ait belgelerden ve Osmanlı arşivlerinden anlaşılmaktadır.


İŞGAL VE DİRENİŞLER :

        Ruslar, 24 Şubat 1916'da Rize'yi, 15 Mart 1916'da Of'u, 18 Nisan 1916'da Trabzon'u işgal ettiler. Ruslara karşı ilk önemli direniş Of ile Rize arasındaki Baltacı Deresinde olmuştur. Bu direniş yaklaşık bir ay sürmüştür. Of'un işgaliyle Solaklı Vadisinde bir direniş meydana geldi. Ruslar bu direnişi kırarak Soğanlı ve Demirkapı geçitlerinden Bayburt'a inmeyi düşünüyordu. Rusların bu tasarısı ilk aşamada pek faydalı olmadı. Zira bölgenin gerçek sahipleri olan Türkler, Rus kuvvetlerine büyük kayıplar verdirdiler. Fakat sayıca üstün olan Ruslar bir süre sonra Çaykara'nın aşağı köylerini işgal etmeye başladılar. Yöre halkı kıyıdan uzakta olduğu için daha çok dağlık kesime, iç kesimlere doğru çekilmek zorunda kaldı. Bu çekilme sırasında direnişlerine devam etmişlerdir. Geri çekilen askerler Of'un bütün köyleri ve yakın kazalardan toplanan gönüllüler ile Trabzon Hapishanesindeki mahkumların da izin alarak, müfreze halinde gönüllü olarak katılmalarıyla Baltacı Deresinin batı yanında Ruslara karşı savunma hattı oluşturuldu.

Savaşın en şiddetli günleri:

07 Mart 1916 : Düşman ilk saldırıya başladı. Düşman Baltacı Deresinden geri atıldı. 26 şehit verdik.

08 Mart 1916 : İki gün sürdü. Düşman geri püskürtüldü.

10-11 Mart 1916 : Düşman karadan ve denizden saldırdı, her tarafı yaktı. 200 kumandan 380 şehit verdik.

12 Mart 1916 : 11. Alay Sürmene'ye nakledildi. Kelali tepelerinde verilen mücadelede başarısız olundu. Göç başladı.

13 Mart 1916 : Rus donanması savaşa girdi.

14 Mart 1916 : Düşman 600 ölü, 800 yaralı verdi. Baltacı deresi kana bulandı.

15 Mart 1916 : Ruslar donanma sayesinde karaya asker çıkarmaya devam etti.

        Rus ordusu sivil halkın üzerine yüklenmiş ve 15 Mart 1916'da Of'a girmiştir. Ruslar Solaklı vadisinden yukarıya doğru giderken Oflu halk mücadele ettiyse de; İspir'e asker çıkarılmasıyla Of işgal edilmiş oldu. 20 Nisan 1916'da Ruslar Madur Dağı'nın güneyinde Leman Suyu ve Öküzlü Yaylası'na kadar ilerledi. Bayburt'taki 3. Ordumuz, karşı taarruza geçerek Sürmene-Of istikametinde denize ulaşmayı, Rus ordusunu imha etmeyi ve Trabzon'u kurtarmayı planlıyordu. Hazırlıklarını tamamlayarak 1916 yılının Haziranında harekete geçti. 22 Haziran'da Sultan Murat-Pistoklu Hanları arasındaki 60 km'lik mesafede gece baskınları düzenlendi. 23 Haziran 1916'da çoğu Çanakkale'den dönen Miralay Kazım komutasındaki birliğimiz Rusların keşif kolunu Yurt Yaylası'nda süngüden geçirmiştir. İkinci büyük taarruz Sultan Murat Tepesinde başladı. Topçu ateşi desteğiyle Rusların bütün siperleri ele geçirildi. Burada Ruslara büyük zayiat verdirildi. Rusların kayıpları 1000'den fazla ölü ve çok sayıda esirdi. Daha önce birliği ile birlikte burada şehit olacağını rüyasında gören Seyfeddin Bey ve kahraman Mehmetçiklerimiz Şüheda tepesini Ruslardan almıştır. Fakat bir subay, bir astsubay ve 70 er şehit verdik. Haziran ayının 27'sinde Harmantepe-Kabanbaşı hattında 36 saat devam eden mücadelede 60. Alayımız 7 zabıt ve 150 er şehit vererek Rusları geri püskürtmüştür. 12 Şubat 1918'de, Vehip Paşa komutasındaki 3. Kafkas Ordusu ileri harekata girişti. Trabzonlu Albay Hacı Hamdi Bey komutasındaki 37. Tümen, Giresun'daki 123. Alay ile takviye edilerek Trabzon üzerine yola çıktı. Bölgedeki çeteleri temizleyerek ilerleyen birlikler, 15 Şubat 1918'de Vakfıkebir'i, 17 Şubat 1918'de Akçaabat'ı geri aldılar. Birkaç gün içinde çevreyi temizleyerek Trabzon'a girdiler. 24 Şubat 1918'de Trabzon Ruslardan geri alındı. Doğuya doğru ilerleyen Türk birlikleri 28 Şubat 1918'de Of'u düşmandan geri aldı.


SONUÇ OLARAK :

        M.Ö. binlerce yıl Orta Asya'dan göç eden kavimler Doğu Karadeniz kıyılarına yerleşmiştir. Hatta M.S. 500'de Bulgar Türklerinin bir bölümü Trabzon ve çevresine yerleşmişlerdir. 1057 yılında da Türkmenlerin öncüleri Doğu Karadeniz'e ulaşmışlar ve akınlarını kıyılara yoğunlaştırmışlardır. Sonuçta da 1072 yılında Trabzon Türkler tarafından fethedilmiştir. 3 yıl süren bu yerleşimden sonra Trabzon, yeniden Theodor Gavras tarafından geri alınır. 12. asırda 40 bin Kuman ailesi, Gürcistan üzerinden göç ederek Doğu Karadeniz'e yerleşmişlerdir. Bu Kuman aileleri daha sonra Hıristiyanlaşmışlardır ama Türklüklerini asla unutmamışlardır. 1280'li yıllarda Çepni Türkleri büyük bir kitle olarak Doğu Karadeniz Bölgesi'ne yerleştiler. Türklerin bu yoğun akınları Rumları kalelere çekilip sığınma zorunda bıraktı. Zaten buralarda yoğun Rum kitleleri yoktu. Bölge Hıristiyan Türklerden oluşmakta idi. Milattan binlerce yıl öncesinde Turani ırkına mensup Orta Asya'dan Doğu Karadeniz'e göç eden insanlar Trabzon ve çevresinin yerlilerini oluşturmaktadır. Bunu Trabzon Rum Devletinin resmi Kilise kayıtlarındaki Türkçe kişi isimleri ve bölgede yer alan bazı Türkçe yer adları kanıtlar niteliktedir.

        Günden güne büyüyen ve gelişen şehrimiz, tarih boyunca Trabzon'a bir geçit ve Trabzon'un en önemli ilçelerinden biri olmuştur.



Üye Girişi
Facebook
Twitter
HADİS

 

"Yemeklerinizi birlikte yiyin ve Allah`ın,

ismini zikredin ki bereket­lensin."

(Ebu Davud, Etime,14)

EFENDİ HZ LERİNDEN SÖZLER

  
Herşeyimiz,oturmamız,kalkmamız,

yazmamız,okumamız,düğünümüz,

derneğimiz ALLAH için olmalıdır.

BİR AYET

 

Bunlar, tövbe edenler,

ibâdet edenler, hamdedenler,

oruç tutanlar , rükû’ ve secde edenler,

iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve

Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır.

Mü’minleri müjdele. (Tevbe Suresi 112).

Hûd, 11/123

YukariCik